|
5
Muvaffak kılıcı Cenabı Hak’tan terbiye ve edepte muvaffakiyet ümidi ve had bilmezliğin akıbetinin vahameti.
Hakk’ın bize edep ihsan etmesini isteyelim. Zira terbiyeden noksan olan O’nun lütfuna layık değildir.
Edebsizin kötülüğü yalnız kendine değildir. Belki bütün dünyaya karşılık, ateş verir.
Alış-veriş zahmeti olmadan gökten sofra iniyordu.
Musa kavminden birkaç haddini bilmez de sarımsak ve mercimek istedi.
Bunun üzerine gökten ekmek ve sofra inmesi kesildi. Onlara ekin ekip biçme zamanının meşakkati kaldı.
İsa dahi Hakk’a yalvarınca Allah’ın fazlı, lütfu ve cömertliği ona sığınak oldu.
“Ey Rabbim! Gökten bize sofra indir” dedi ve semadan onlara sofra gönderildi.
Küstahlar ise terbiyesizlik edip, sofra artıklarını da istediler.
İsa onlara, “Bu cömertlik sofrasıdır. O Hakk’ın ihsanı olarak daimidir” dedi.
Bunda kötü zan ve hırs göstermek rızık verene karşı küfran-ı nimettir.
Hırstan kör olan o dilenci huyluların fitnesinden lütuf kapısı kapandı.
Zekâtın verilmemesi yağmura mani olur. Zinadan da etrafa veba yayılır.
Gam, keder sana yine senden; şüphesiz senin küstahça işlerindendir.
Hak korkusundan kayıtsız olan, başkalarının da yolunu keser.
Bu yolda kim küstah olursa o, hasret vadisinde boğulur.
Bil ki, felek edebinden dolayı nurlu, melekler de bu yüzden masum ve temizdir.
Güneşin tutulması, Azazil’in, Hakk’ın kapısından sürülmesi cüretleri, küstahlıkları yüzündendir.
Mevzu, şahın ve misafirin durumuna gelsin. Zira söz uzadı, maksada yaklaşmak gerektir. |