|
2
Testiyi denize daldırsan bir günlük rızıktan fazlası kısmet olmaz.
Harisin göz testisi dolar mı? Kanaatsiz sedefte inci olmaz.
Aşktan her kimin elbisesi parça parça olmadıysa o, kötülüklerden, hırstan, kibirden temizlenmemiştir.
Ey bizim tatlı aşkımız, ey bizim hastalığımızın tabibi! Şad ol.
Ey aşk! Bizim kibir ve azametimizin, şerefimizin devası, Eflatun’unumuz, Calisun’umuz sensin.
Topraktan olan beden aşk ile yüceldi. Bu tesirle dağ bile coşup oynadı.
Vuslatın ışığı Tur’u nurla doldurdu. (Tur sarhoş oldu) ve Musa da düşüp bayıldı.
Eğer ben bir dost bulsaydım, ney gibi sırrımı ifşa ederdim.
Dostundan ayrılan, ne kadar konuşsa da o, yine dilsizdir.
Gül gidince gülistan zevki ve inleyen bülbülün feryadı kalmazdı.
Her şey sevgiliden ibaret, aşık bir perde, sevgili daima diri ve aşık ölü.
Her kim aşk ile yanıp tutuşmamışsa o, uçamayan kanatsız bir kuş gibidir.
Sevgilinin nuru erişmezse akla bir nefes yer kalır mı?
Aşk, bu sırrın yayılmasını ister. Temiz olan aynaya bak, nasıl gammazdır.
Senin gönül aynan sırrını faş etmiyor. Çünkü o tozdan arınmış değil.
Gönül kirden, süsten temizlenirse, Hak güneşinin nuru orada parıldar.
Ne olur bizi dinleyen dostlar olsa. Zira bu destan bizim halimizin hikâyesidir. |