...
07 Eylül 2010
Salı
Anasayfa Politika Ekonomi Yaşam Kültür Eğitim  Video  İletişim

 

Gaziantep Gundemi Gaziantep Gundemi

12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandumda ne yönde oy kullanacaksınız?
Evet
Hayır
   



demokratik açılım
Salman Kaya: “Solcuya ‘Hayır’ yakışmaz”
söyleşi
Cevat Öneş: ‘Hakkâri, Filistin sokakları gibiydi’
iktibas
Yargısız

Gaziantep Fotoğrafları

Belediyeler

Mesnevi
Mesnevi

 
SGS Kuruyemiş

Jimmy Joker
Jimmy Joker

Uçak Seferleri
THY

IHH İnsani Yardım Vakfı

Kimse  Yok Mu

Deniz Feneri


Uslu Yemeni Ahmet Özuslu

Gaziantep

 

Mehmet Er
/
Yazarın Diğer Yazıları >>
Çarşı aşkımıza karşı
Çarşı aşkımıza karşı
 
Bırakın aksın gözyaşlarım. Belki söndürür yüreğimin ateşini. Ben mahkum olamam bu ölüm döşeğine. Nerede benim atım, getirin kılıcımı ve zırhımı. Ama bütün bunlar, bu ortaçağdan kalma savaş aletleri bana geri getirebilir mi giden sevgilimi?
 
Keşke yağız bir delikanlı,yiğit bir dağ adamı çalsaydı onu benden. Keşke kara toprak alsaydı onu benden. Atımı kan ter içinde çatlatan demir odalar,keskin kılıcımı ikiye bölen o kıvılcım,zırhımı tam kalbimin hizasından parçalayan ateş okları.
 
Ben artık terk edilmişlikle kurşunlanmış bir maktulüm. Vasiyetini yazmaya vakit bulamamış bir bedbaht. Keşke aşkımı ilan eden bir mezar taşım olsaydı. Hazanla toprağımda, her bahar açan bir gül solsaydı. Başucumda göğe açık ellerle bir çift göz dolsaydı. Ah bir küçük teselli…
 
Bırak artık sızlanmayı kalbim. Vazgeç artık hüzün kadehleriyle susamaktan ihanetin adını koy. Deneme bir daha gecenin gözlerinden cesaret alarak,içinin bütün anlamlarını yıldız harmanı gibi savurmayı.
 
Aşkın kulübesi etrafında kimsecikler kalmadı. Kapısını açacak bir canlı,ocağını yakacak bir kül bırakmadı. Kasırga. Ne mum kaldı ne pervane.
 
Dağları terketti aşıklar. Ciğerini yaktı bu hava, tenlerini kavurdu bu rüzgar gözlerinde beni korkutan bir pırıltıyla şehirlere indiler kimi bir işportacının başında toplandı adamın heyecanla methettiği malların tılsımını idrak ettiler vecdle
 
Kimi ışıklı mabedlerin parıldayan metalarını yani ikonalarını tercih ettiler onlar için yeniden bir amentü yazıldı cüzdanlarını kalplerin hizasındaki ceplerine yerleştirip koştular ayinlere. En pahalı tanrılara yılların birikintisini adadılar sunaklarda hayatın görünür görünmez her alanını da perestişler ettiler tek, tek ve topluca. Aşkın virane kulübesini terk ettiler birer birer
 
Ey sevgili! Ben kötüyüm. Günahlarımın kiri karartmıştır belki gözbebeklerimi. Ama ruhumu kredi kartlarıyla mağaza vitrinlerine satmadım daha
 
Ey Yüreğim! Sakın şehirlere inme sokak ışıklarının karanlığında barınamazsın. Bu pazarda senin ipekli yüküne müşteri bulunmaz. karlı dağların aydınlığında ara izlerini.
 
 
15.12.2009 16:34
Yazarın Diğer Yazıları >>         
   Sayfa 1
  Bu yazı hakkındaki görüşleriniz
  Adınız soyadınız
  E-Mail adresiniz
  Yorumunuz
   
 

Yazarlar
Ramazan Toprak
Gaziantepliye rağmen Gaziantep için!
Cemal Toptancı
Referandum ve Türkiyeli Kürdler
Doç.Dr. Mehmet Çelik
Tasavvuf ve cihâd
Sinan Karakaş
Midem Bulanıyor
Doç. Dr. Kahraman Emmioğlu
İşsizlik ve demokratik açılım(5)
Şenel Karataş
Irmağın suları aktı artık
Prof.Dr. Nurullah Aydın
Batıyı tanımak ama nasıl!
Prof. Dr. Celaletdin Camcı
Kanserden korunmada beslenme dışındaki diğer faktörler nelerdir?
Coşkun Genç
Makama gölge düşürenler
Zekeriya Efiloğlu
Fitne Uykudadır uyandırana Allah lanet etsin
İbrahim Halil Aycan
Geldim (İbrahim Halil Aycan’a)
Murat Ertütüncü
Anne acısı
Bilge Buldukoğlu
Yatmadan önce bir Antep fırçası..
Abdulmetin Çağlı
MİRAÇ 'ın dünya merhalesi(ısra)
İbrahim Er
Gemi
Mehmet Er
Çarşı aşkımıza karşı
Sevgi Turan
Türkçe yolunda yabancı kelimeler
Sami Arslanoğlu
Türk “Gazze” diye yırtınırken..
Ömer Dönmez
Vatanı için canını veren millet!


Kentsel Haber

http://www.haberyenigun.com/