Makama gölge düşürenler
Uzun bir aradan sonra tekrar sizlerle buluşmak çok güzel. Yaşadığımız travmalar, ihanetler ve yalanlar zihinsel yorgunluklar, bizi sizlerden bir süre ayrı kalmaya sevk etti.
Yeniden yazmaya başlama cesaretini kendimde bulmak kolay olmadı şüphesiz. Dostlarımızın telkininin katkısı çok katkı yaptı. Bizden uzakta olan dostlarımızla iletişimimizi kurmamıza vesile olan bu yazılar inşallah devam edecek.
Evet, uzaktaki dostlarımızdan konu açılmışken, bu dostlarımızın bir kısmı birkaç gün önce şehrimize geldiler. İşleri gereği buluşmak, dertleşmek, hasret gidermek imkânımız oldu. İçimizdeki yanan özlem ateşine bir nebze olsun su serpildi, güzel muhabbetlerimiz, yenilen yemekler ve içilen çaylar farklı bir lezzet verdi.
Misafirlerimiz, protokol gereği çeşitli makam ve dostlarını ziyaretlere, lütfedip bizi de götürdüler. Gittiğimiz yerlerde ilgi, alaka, hürmet gördük, hepsine müteşekkirim ama bir yer var ki hem bizi hem de dostlarımızı üzdü. Gittiğimiz makam sahibi zat, verdiği randevu saatinde gitmemize rağmen bizi uzun süre bekletme nezaketsizliği gösterdi ve odasına girdiğimizde bu tavrı devam etti.
Burnu Kaf dağında, sanki her tarafından kibir akıyor. Bir kere gitmiş olduk. Dostlarım ve ben biran önce kalkarak onun yaptığı nezaketsizliğin aynısını ona ve makamına yapmayı kendimize yakıştıramazdık. Bir süre oturup lüzumsuz, çevreye yağdırdığı emir ve asparagasları dinleme tahammülünü gösterdik ve hemen ayrıldık.
Bu zatı muhterem, ne yazık ki benimde meslektaşımdı bir zamanlar. Kısa bir süre de olsa siyasette yol yürümüştük birlikte.
Ha, bir de kendine slogan edinmiş bu zat, “temizlik” diye
Bu zatı muhterem, tedbiren şunu söyleyemiyor, onu da ben söyleyeyim: “Temizlik İmandan gelir”. Ama inancımız der ki: “Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız, iman etmedikçe de cennete giremezsiniz” Kibir yaparak mı insanları seveceksiniz?
Saygılarımla..
www.gaziantepgundemi.com
|