 Yazarımız Cemal Toptancı, CHP’nin samimiyetsizliğini sorguladı: “Hatip Dicle’nin konuşması CHP’yi mal bulmuş mağribi gibi sevindirirken, Sırrı Sakık’ın mecliste yaptığı konuşma ise, CHP için adeta bir matem oldu”.
CHP KEMALİST OLSAYDI
İki Kürt siyasetçinin kısa aralıklarla yaptıkları konuşmalar, Türkiye’de gündem oluşturdu.
Hatip Dicle ve Sırrı Sakık’tı konuşanlar.
Hatip Dicle’nin konuşması CHP’yi mal bulmuş mağribi gibi sevindirirken, Sırrı Sakık’ın mecliste yaptığı konuşma ise, CHP için adeta bir matem oldu.
CHP’nin Ak Parti’ye yeni bir kapatılma davası açılması için yaptığı mutfak çalışması (İçişleri Bakanı Beşir Atalay için verdiği gensoru), Sırrı Sakık’ın TBMM’de yaptığı konuşmayla ters tepti. İnanıyorum ki, bu ülkede adalet yanlısı bir yargı mensubu olsaydı, rahatlıkla CHP hakkında kapatılma davası açılmasına gerekçe olabilecek icraatına imzasını atardı.
Ak Parti hakkında yeni bir kapatılma davası konuşulurken, CHP hakkında peki neden bir benzer hukuki süreç gündeme gelmez ?
Derler ki, CHP’yi Mustafa Kemal kurduğu için.
Bunun bir kısmı doğru olabilir ama bütünü asla.
Zira, Mustafa Kemal I. CHP'yi kurmuştu. 57 yıl, üç gün yaşayan bu partiyi, 12 Eylül Cuntası kapatmıştı.
Yani Mustafa Kemal’in kurduğu CHP'yi, onun yetiştiği ocakta yetişen silah arkadaşları kapatmıştı.
II. CHP'ye gelince onu zamane siyasetçileri kurdu.
Bu nedenle I. ve II. CHP’nin birbirinden özellikle hukuki bağlamda farklılıklar arz
edeceği de muhakkaktır.
CHP'nin kapatıldığı dönemde, aynı gelenekten gelen üç siyasal parti kuruldu. Halkçı Parti (HP), Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) ve Demokratik Sol Parti (DSP)... HP ve SODEP, 1985 yılında birleşerek SHP adını aldı.
CHP'nin yeniden açılmasından sonra, 1995 yılında iki parti (SHP-CHP), CHP çatısı altında bütünleşti.
Dikkat edilirse II. CHP saf ve duru değildir, karmadır.
Bu oluşuma hukuk penceresinden bakıldığında; günümüz CHP’’sinin Mustafa Kemal’den miras hiçbir malvarlığı yoktur.
Dolayısıyla şimdiki CHP ne Kemalist değerlere sahiptir, ne de hukuken İş Bankası’nın bundan böyle bir ortağıdır.
Kemalist fikirlere sahip insanların neden bu konuda ketum davrandıklarını da anlamış değilim.
Hatta onların bu duyarsızlıklarından dolayı yaşadıklarını iddia ettikleri ilkelere de pek inandıklarını sanmıyorum.
Aslında Kemalizm ve CHP birbirleriyle geçmişten günümüze hep çatışma içinde olmuştur.
Buna rağmen bu gerçeğin tartışmalardan uzak tutulması dahi tek partili dönemden miras; statükonun bir zaferidir.
Statüko; günümüzde yaşamak için yoğun bir cephe savaşındadır. Bu üç cepheli savaşın siyaset, asker ve yargı üçgeninde adeta debelenmekte ve onun için çıkış yolunu tüm gayrimeşru zeminlerde aramaktadır.
Bu açıdan da bakıldığında; Şimdi gelelim CHP'nin günümüzdeki siyaset anlayışına diyelim ki, Türkiye'de El -Kaide veya Taliban gibi örgütler var ve bu örgütler de bir tabana sahip; CHP ne yapar eder mutlaka gizliden, gizliye acaba önümüzdeki seçimlerde bize destek verirler mi diye arayışa girer ve illegal zeminlerde onlarla görüşme talebinde bulunur.
Hatta listelerinde onlara mensup militanları aday göstermek istediğini bile şart koşar.
Çünkü örgütlerin can damarı olan tabanların, daha çok militan ruhluları başlarında görme arzusu sosyolojik bir taleptir.
Gizli tanık Efe, tutuklu Erzincan cumhuriyet başsavcısı İlhan Cihaner'le sık sık görüştüğünü söylerken, Başsavcı Cihaner’in; Erzincan'daki cemaat ve tarikatların kökünü kazıyacağını söylemesine rağmen,
Bakın Baykal ne yapıyor ? Bir tarikat şeyhi, efendisi olan; Cübbeli Hoca’yı geçirmiş olduğu bir rahatsızlıktan dolayı arıyor ve geçmiş olsun dileklerinde bulunuyor değil mi ?
Peki aynı Baykal, Tarkan gözaltına düştü diye acaba kendisini arayıp hem geçmiş olsun hem de bak evladım sen ki, bu ülkenin süper starlarındansın gençsin sevenlerin var, ne olur artık bundan böyle insanlara zarar veren ve kötü örnek olan uyuşturucudan uzak dur diye nasihat etti mi ?
Hayır veya bunca sanatkarlarımız hatta yazarlarımızdan, Nobel ödüllü Orhan Pamuk bir kelam etti diye şikayet edildiğinde kendilerine bir telefon açıp üzüntülerini iletti mi ?
Bütün bunlara hayır diyoruz değil mi?
Dün başbakan iken Cübeli hoca gibi zatlara neden iftar yemeği veriyorsun diye partisi kapatılan, Sayın Erbakan'ın bu tasarrufunu tasvip etmeyen Baykal bugün bunu neden yapar ?
Ak Parti iktidarına Mahmur'dan Kandil'den gelen ve TC. kanunlarına göre suçsuz oldukları tespit edilen otuz dört (sempatizan) vatandaşımız için, neden böyle geldiler diye gensoru açan CHP, diğer yandan bize yirmi militan (yani suç işlemiş) mensubunuzu bildirin onları aday edelim diyebiliyor değil mi ?
Habur haberleri gazeteden okunduğu halde incelenmeye alınıyorsa, TBMM’de 73 milyon yurrtaşın gözünün içine bakılarak dile getirilen ve Kemalist çizgilere göre (!) gayri meşru görülen, militan aşkı için neden inceleme başlatıldığına dair haber alınmaz.!..
www.gaziantepgundemi.com
|