 Yazarımız Cemal Toptancı, EMASYA protokolünün kaldırılması sonrası CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne giderek itirazda bulunacağını yazdı.
Cemal Toptancı’nın o yazısı:
Paşa paşa atılan imza: EMASYA
“28 Şubat ürünü Emniyet Asayiş Yardımlaşma (EMASYA) Protokolü kaldırıldı.”
Dün bütün görsel medyanın ve web sitelerinin verdiği ilk haber buydu.
Bugünün ise gazete manşetlerinde önemli yer tutmuş.
Başta Türkiye olmak üzere sivil iktidarın ve silahlı kuvvetlerin bu haberle rahatlayıp sevindiğini söyleyebilirim.
Ancak bir tereddüdüm var.
İki kurum ve bir zatın bu konuya ne diyeceklerini ve nasıl tahammül edeceklerini merak ediyorum.
İki kurumdan biri CHP, diğeri İstanbul’un darbe hastası meşhur Barosu’dur.
Şahsa gelince bu memlekette hukuksuzluğu hukuk diye yutturmaya çalışan şu aşina tavacı –affedersiniz- fetvacı (!) Sabih Kanadoğlu’dur.
Neyse ben ihtimallerimi yine de not düşeyim.
CHP ve lideri Baykal, acaba bugünkü parti meclisinde; Emasya’nın kaldırılmasına itiraz etmek üzere Anayasa Mahkemesi’ne gitme kararı alacaklar mı ?
CHP’nin Ak Parti iktidarından kurtulmasının tek yolu gibi görünen darbe rafa kaldırıldığına göre, bu uygulamaya anayasa mahkemesi nezdinde itirazı ilk akla gelen hamledir.
İstanbul Barosu da aynı telden nakarat yapabilir.
Onların da yürütmeyi durdurmak için, Danıştay’a itirazları düşünülebilir.
Aslında duruma bir açıdan vazife çıkardığımızı söyleyerek itiraz edebilirsiniz, buna ihtimal vererek aklınıza geleni ben de söyleyebilirim.
Malum olan sadece bu iki camia değil, itiraz ettikleri takdirde hukuki duruşlarını sergilemek üzere; gerek Anayasa, gerekse de Danıştay’da davanın kendilerine intikal etmesini bekleyen ve de Emasya’nın kaldırılmasını hukuki (!) görmeyen yüksek yargıçlarımız da var.
Ne de olsa vazife aşkıyla yanıp tutuşan vatan evlatlarıdırlar!..
Neyse, biz aslında en etkili onursal başkanın kehanetine dönelim yine de.
Bay Kanadoğlu, bu konuda itirazını nasıl yapar dersiniz?
Herhalde arkadaş, “ben Emasya’nın kaldırılmasına karşıyım” bunu kaldıramazsınız diyemez!..
Ya ne diyebilir?
367 olabilir mi?
O geçmişte kaldı!..
Peki darbe olmazsa, Ak Parti’den nasıl kurtulacağız?
Kanadoğlu’nun işi şimdi daha zor!..
Ama eminim ki, en çok bu habere; Türkiye’de o üzülmüştür.
Neyse önemli olan Türkiye’nin huzurudur.
Türkiye’nin siviliyle askeriyle beraber kazanmasıdır ve sevinmesidir.
Yoksa, CHP’nin İstanbul Barosu’nun veya Sabih Kanadoğlu gibilerinin
rahatsızlıkları ya da huzursuzlukları değildir.
www.gaziantepgundemi.com
|